İcra ve İflas Hukuku · 13 Eylül 2026 · 8 dakika
İcra takibine itiraz ve itirazın iptali davası
Ödeme emrine itiraz süresi, itirazın takibe etkisi, itirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark ve icra inkâr tazminatı.
Alacağını tahsil edemeyen kişinin ilk başvurduğu yol genellikle ilamsız icra takibi. Elde bir mahkeme kararı olmasa bile, alacaklının beyanıyla takip başlatılabiliyor. Ama bu kolaylığın bir karşılığı var: borçlu itiraz ederse takip duruyor ve uyuşmazlık yargıya taşınıyor.
Bu aşamada verilecek kararlar sürecin ne kadar süreceğini belirliyor. Yanlış yol seçimi, aylar süren bir gecikmeye ve yeniden başlamaya yol açabiliyor.
Ödeme emri ve itiraz süresi
Takip talebi üzerine icra dairesi borçluya ödeme emri gönderir. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine itiraz edebilir.
İtiraz etmek isteyen borçlu, itirazını, ödeme emrinin tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde dilekçe ile veya sözlü olarak icra dairesine bildirmeye mecburdur.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda süre daha kısadır: ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün. Çek, bono ve poliçeye dayalı takiplerde bu ayrıma dikkat edilmesi gerekir.
İtirazın kapsamı sonucu belirler
Borcun tamamına mı, bir kısmına mı, yoksa yalnızca imzaya mı itiraz edildiği sonradan değiştirilemez. Kısmi itirazda itiraz edilmeyen kısım için takip devam eder. İmzaya itiraz ayrıca ve açıkça yapılmalıdır; yapılmazsa imza kabul edilmiş sayılır.
Süresi içinde yapılan itiraz, ilamsız takipte takibi kendiliğinden durdurur. Kambiyo senetlerine mahsus takipte ise durum farklıdır: itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz, icra mahkemesinin ayrıca durdurma kararı vermesi gerekir.
Alacaklının önündeki iki yol
Takip durduğunda alacaklının iki seçeneği var. İkisi farklı mahkemede görülüyor, farklı süreye tabi ve farklı ispat kurallarına sahip.
İtirazın iptali davası
Genel mahkemede açılan bir davadır. Süresi, itirazın alacaklıya tebliğ edildiği tarihten itibaren bir yıldır.
Bu yolun avantajı ispat serbestliği: alacaklı her türlü delille alacağını ispatlayabilir, tanık dinletebilir, bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Dezavantajı ise süresi — genel yargılama usulü uygulandığından dava uzun sürebilir.
İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesinde istenir. Süresi, itirazın tebliğinden itibaren altı aydır.
Daha hızlı sonuçlanır, çünkü icra mahkemesi dar yetkili bir incelemeyle karar verir. Buna karşılık yalnızca kanunda sayılan belgelere dayanılabilir: imzası ikrar edilmiş veya noterlikçe onaylanmış borç ikrarını içeren senet, resmî dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dâhilinde verdikleri belgeler gibi.
Hangi yol seçilmeli?
Elde güçlü bir belge varsa itirazın kaldırılması daha hızlıdır. Alacak sözlü bir anlaşmaya, cari hesaba veya teslim ilişkisine dayanıyorsa ve belge zayıfsa itirazın iptali davası gerekir.
Altı aylık süre kaçırılmışsa itirazın kaldırılması yolu kapanır, bir yıllık süre içinde itirazın iptali davası açılabilir.
İcra inkâr tazminatı
İtirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse, borçlu alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Bu, itirazı caydırıcı kılan temel unsurdur.
Kural tek yönlü değildir. Alacaklının takibinde haksız olduğu ve kötü niyetle hareket ettiği anlaşılırsa, alacaklı aleyhine de benzer bir tazminata hükmedilebilir. Bu nedenle takip öncesinde alacağın varlığının ve miktarının belgelerle netleştirilmesi önemlidir.
Dava şartı arabuluculuk unutulmamalı
İtirazın iptali davası açmadan önce, alacağın hukuki niteliğine göre arabuluculuk zorunluluğu doğabilir.
- Ticari davalarda, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri dava şartı arabuluculuğa tabidir.
- Kira ilişkisinden kaynaklanan alacaklarda da itirazın iptali davası açılacaksa arabuluculuk dava şartıdır. Ayrıntı için kira uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk yazısına bakabilirsiniz.
- İcra mahkemesinde istenen itirazın kaldırılması talebi bakımından arabuluculuk zorunluluğu bulunmaz.
Arabulucuya başvurulmadan açılan dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Bu durumda bir yıllık süre içinde kalınıp kalınmadığı ayrıca sorun hâline gelebilir.
Borçlu tarafında dikkat edilmesi gerekenler
Ödeme emri elinize geçtiğinde
- Tebliğ tarihini ve tebligat zarfını saklayın; süre bu tarihten işler
- Takibin hangi yola göre başlatıldığını kontrol edin (ilamsız, kambiyo, rehin)
- Borcun tamamına mı bir kısmına mı itiraz edeceğinizi net belirleyin
- İmza size ait değilse imzaya ayrıca ve açıkça itiraz edin
- Zamanaşımı dolmuşsa bunu itirazda ileri sürün
- Ödeme yaptıysanız dekont ve makbuzları bir araya getirin
- İtirazı süresinde icra dairesine bildirin ve kayıt numarasını alın
Yedi günlük süre hak düşürücüdür. Kaçırılması hâlinde takip kesinleşir ve haciz aşamasına geçilir. Bu durumda borçlunun elinde yalnızca menfi tespit davası gibi daha sınırlı yollar kalır.
Sürenin son gününü hukuki süre hesaplama aracıyla görebilirsiniz; araç resmî tatil kaydırmasını ve adli tatil uzatmasını uygular.
Alacaklı tarafında
Takip başlatmadan önce alacağın belgeye bağlı olup olmadığını değerlendirmek, sonraki yol seçimini belirler. Elde noter onaylı bir senet varsa süreç birkaç ayda sonuçlanabilir; belgesiz bir alacakta ise yıllara yayılan bir yargılama söz konusu olabilir.
İcra ve iflas hukuku alanındaki çalışmalara İcra ve İflas Hukuku sayfasından ulaşabilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Ödeme emrine itiraz süresi ne kadar?
İlamsız takipte ödeme emrinin tebliğinden itibaren yedi gündür. Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolunda bu süre beş gündür.
İtiraz takibi durdurur mu?
İlamsız takipte süresi içinde yapılan itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Kambiyo senetlerine mahsus takipte ise itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz; icra mahkemesinin durdurma kararı gerekir.
İtirazın iptali ile itirazın kaldırılması arasındaki fark nedir?
İtirazın iptali genel mahkemede açılan bir davadır, her türlü delille ispat mümkündür ve süresi bir yıldır. İtirazın kaldırılması icra mahkemesinde altı ay içinde istenir ve yalnızca kanunda sayılan belgelere dayanılabilir.
İcra inkâr tazminatı nedir?
İtirazın haksız olduğu anlaşılırsa borçlu, alacağın yüzde yirmisinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir. Davanın reddi hâlinde alacaklı aleyhine de benzer bir tazminat söz konusu olabilir.
İtirazın iptali davası açmadan önce arabulucuya başvurmak gerekir mi?
Uyuşmazlığın türüne göre değişir. Ticari ve kira ilişkisinden kaynaklanan alacaklarda dava şartı arabuluculuk uygulanır. Bu nedenle dava açmadan önce alacağın hukuki niteliğinin belirlenmesi gerekir.